Ana Sayfa > Tarih ve Coğrafya > Sanat, Kültür ve Mutfak

%35

Sanat, Kültür ve Mutfak
Önceki Resim
Sonraki Resim
Sanat, Kültür ve Mutfak
Antikçağ ve Ortaçağda

40,00 TL
26,00 TL
69 TL üzeri kargo bedava

Phyllis Pray Bober

Çeviri : Ülkün Tansel

Yayına Hazırlayan : Füsun Kiper, Nazlı Pişkin

492 sayfa, 40.-TL 

Ekim 2003

Tarih ve Coğrafya Dizisi 

ISBN : 978-975-8704-34-7

Bu kitap arkeoloji ve sanat tarihinin merceğinden mutfak kültürüne bakıyor ve bize tarihöncesinde Çatalhöyük’te, Mısır, Mezopotamya, Yunan ve Roma uygarlıklarında ve Ortaçağ Avrupa’sında neler yenilip içildiğini, yemeklerin nasıl hazırlanıp sunulduğunu anlatıyor. Şu bizim Çatalhöyük’te MÖ 5850’de taş veya ağaçtan özenle oyulmuş kaplar ya da kille sıvanmış örme sepetler kullanılıyor, ateşte kızdırılmış taşlar bu kaplara daldırılarak yemek pişiriliyormuş. Antik Mısır’da MÖ 3000’de köleler ya da işçilerin arpa ya da gernikten yapılan ekmek, soğan, pırasa, sarımsak ve baklagiller ile biradan oluşan bir beslenme düzenleri varmış.  Bir mezardan çıkarılan ölü yemeği ise Mısır soylularının ne yediği hakkında bir fikir veriyor: öğütülmüş arpayla pişirilmiş lapa, ateşte kızarmış bütün bıldırcın, iki pişmiş böbrek, bir pişmiş balık, sığır kaburgası, gernikten yapılmış üçgen biçimli somun ekmek, birkaç pasta, haşlanmış meyve ve büyük olasılıkla incir. Mezopotamya mutfağında ekmek pişirmek için üzerinde hayvanlardan doğurgan çıplaklara kadar her türlü figürün bulunduğu kalıplar kullanılıyormuş. Sözcük dağarcıklarında da 18-20 peynir çeşidine rastlanıyormuş... Sıra Antik Yunan’a geldiyse 4. yüzyıldan bir şiir aktarmakla yetinelim:  

Palamut güzün Ülker takımyıldızı inişteyken yakalanır

Nasıl istersen öyle pişir onu. Onu bunu katmaya gerek yok.

Ne kadar çabalasan  rezil edemezsin bu balığı. 

Ama dostum Moskhus, en iyi pişirme yolunu bilmek istersen,

Derim ki, incir yaprağına sar onu, 

bir tutam mercanköşk serptikten sonra

Sakın peynir ya da bir başka saçmalık katayım deme!

Koyuver yaprağın üstüne, sarıp sarmala bir güzelce, 

Sonra hepsini kızgın köze göm.

Şimdi doğrusunu istersen, güzelim Byzantion’da (İstanbul) çıkar palamudun en iyisi

Yakınlarında tutulanlar da kötü sayılmaz,

Ama ne denli uzaklaşırsan Hellespont’tan (Çanakkale Boğazı), o denli bozulur balık,

Bir de tuzlu Ege sularında çıkanı vardır ki, 

Aynı balık değildir o artık, bütün övgülerimi geri almak zorundayım o zaman. 

2002’de kaybettiğimiz Phyllis Pray Bober, Bryn Mawr College’da Beşeri Bilimler profesörüydü.


© 2017 kitapyayinevi.com
Bu site,
e-ticaret sistemi ile hazırlanmıştır.